arkadaşım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arkadaşım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mayıs 2011 Çarşamba

Facebook -Twitter Blog yazarlarının düşmanı mı?



Az önce bir arkadaşımla görüştüm...Bloğumdan bahsetmiştim.

Hayırlı olsun dedi,okumuş sağolsun.

Sonra kusura bakma ama kim okuyacak yazdıklarını dedi?

Yanlış anlama ama biz millet olarak okumayı sevmeyi ki,boşuna vakit kaybı değil mi bu yaptığın dedi.

Olsun dedim...Varsın kimseler okumasın,ben içimi dökeyim özgürce klavyemi kullanayım,

canım çıkana kadar beynim zonklayana kadar yazayım rahatlayayım yeter dedim.

Bana güldü...ve şöyle dedi;

Facebook ve twitter gibi paylaşım siteleri dururken kimse gelipte yazı mazı okumaz zahmet etmez!

İnsanların çoğu o formattaki sitelerde eğlenme,zaman geçirme yöntemi bulmuşken

senin ki vakit kaybından başka birşey değil.

Tamam abicim okumasınlar allah allah,

illa birileri saçmalayışlarımı okuyacak değil ya...

Facebookmuş,twitter'mış bunlar beni bağlamaz.Bende kullanıcıyım ama blog yazarlarını takip etmektende vazgeçmedim hiç.
Okumayı seviyorum,farklı yürekleri anlamaya,tanımaya çalışmaya meraklıyım.

Okurken düşünmeyi,gülmeyi,hüzünlenmeyi,aşklarımı düşünmeyi,ülkemin halinin ne olacağı hakkındaki görüşler vs...Bunlar hoşuma gidiyor.

neyse uzattım iyice,

illa birilerinin okuması,takipcisi olmasımı gerekiyor yazdıklarımızın.

Oysaki hepimizin 'Günlükleri' gizli yazılmazmıydı?

Farzedin ki blogcularda bir günlük yazarı!

10 Mayıs 2011 Salı

Yeni Bloguma merhaba :)

Selam olsun tüm blogcu dostlara....

Henüz izleyicisi,takipcisi olmayan bi haber bloğuma merhaba.

Madem teknoloji devrindeyiz kağıda kaleme sarılıp yazmayı unuttuk,

mektupların yerine mailler geldi,telefonların yerine sosyal paylaşım siteleri geldi,

ee benimde günlüğümün aylığımın yıllığımın yerine neden bir Blog sayfası gelmesin.

Öyle ya eskiden günlüklerimiz yazdıklarımız çizdiklerimiz saklıydı büyük bir sırdı hatta,

sayfanın baş kısmına LÜTFEN OKUMAYIN ÖZELDİR diye yazılır okunmayacağını umardık.

Düşünceler kısıtlıydı,özgürleşememiş kalemlerle yazıldı birçok kagıtlar...

Şimdi düşüncelerimi kalemimi özgür bırakma zamanı,

''içindeki sesleri serbest bırak'' diyordu kelebek dostum arkadaşım...

Onun bu sözü beni heveslendirdi ...

Kahvemi yaptım,sigaramı yaktım bloguma isim koydum

... ve start yazmaya başladım.

Derin sızılar...Düşünceler!

Kimi zaman saçmalayacağım,ki mi zaman küfür edeceğim,kimi zaman sevineceğim

kim bilir neler neler yazıp çizeceğim...

Kendime hoşgeldin diyorum

-Hoşbuldum. :)